Budapeşte Gezisi – 4. Gün

Share on Pinterest
There are no images.

Dün de belirtmiştim, 4. ve son günümüz yoğun geçecek demiştim, öyle de oldu 🙂 Bu yüzden yazı da biraz gecikti. Serinin son yazısını Ankara’dan yazıyorum.

Son günümüzde sabah lezzetli kahveler eşliğinde güzel bir kahvaltı yapıp, Budapeşte’nin şehir parkı olan Varosliget’e doğru yola koyulduk. Varosliget’te Vajdahunyad Kalesi’ni, Kahramanlar Meydanı’nı, Macar Tarım Müzesi’ni gezip parkın içinde biraz yürüyüş yaptıktan sonra, Tuna Nehri kıyısında bulunan sahibi meçhul demir ayakkabıları görmeye gittik.

Budapest Baristas

Astoria Meydanı yakınında bulunan bu ufak, şirin kafede güzel bir kahvaltı yaptık. İçerisi çok büyük değil, zaten mekan da genelde öğrencilerin takıldığı bir mekan. İşletmecileri güler yüzlü, genç insanlar. Ücretsiz Wi-Fi da sunuyorlar. Kahvaltısı da, kahvesi de başarılıydı 🙂

Budapeşte 4. Gün - Budapest Baristas

Varosliget

100 hektarlık alana yayılan ve Budapeşte’nin en önemli turistik noktalarından biri olan Varosliget adındaki şehir parkı, birçok kültürel ve turistik yapıyı da sınırlarında barındırıyor. Parkın içerisinde, kış mevsimi haricinde dolu olan ve üzerinde kano ya da deniz bisikletleriyle tur atabileceğiniz bir gölet bulunuyor. Kış mevsiminde ise gölet boşaltılarak, altyapısı daha önceden kurulmuş olan bir alanda buz pateni pisti hizmete açılıyor. Buz pateni pistinin olduğu alan haricindeki yerler ise boş bırakılıyor.

Vajdahunyad Kalesi

Vajdahunyad Kalesi’nin ilginç bir tarihi var. Aslında burası o “bildiğimiz kalelerden” değil. 896 yılında Macaristan Prensliği olarak kurulup, 1000 yılından itibaren Macaristan Krallığı’na dönüşen Macar Devleti’nin 1000. yılı kutlamaları için, 1896 yılında Varosliget ana kutlama alanı olarak seçilmiş. Kutlama alanının bir kısmına da, tahtadan bir kale yapılmış. Bu tahtadan kale halkın o kadar hoşuna gitmiş ki, sonradan kalenin kalıcı hale getirilmesine karar verilmiş ve yapı bugünkü halini almış. Oldukça otantik bir yapı, mutlaka ziyaret etmelisiniz 🙂 Kale Kapısı olarak inşa edilen yapının üzerindeki kemere çıkmak ve yapı hakkında genel bilgiler bulabileceğiniz odayı gezmek 400 HUF. Kale kapısının üzerine çıkıp fotoğraf çektirmek isteyebilirsiniz, 400 HUF da makul bir ücret 🙂

Budapeşte 4. Gün - Vajdahunyad Kalesi

Macaristan Tarım (ve Avcılık) Müzesi

Kale yerleşkesi içerisinde bulabileceğiniz bu müzede, Macaristan’ın tarım ve avcılık tarihine dair çok zengin bir içerik bulabilirsiniz. Doldurulmuş hayvanlardan av malzemelerine, antik el aletlerinden fosillere kadar birçok buluntuyu ve eseri bulabileceğiniz bu müzeyi gezmenizi öneririm. Kale yapısının en üstündeki seyir terası da bu müze binasının üstünde yer alıyor. Eğer seyir terasına çıkmak için 600 HUF karşılığında bilet alırsanız, müzeyi de ücretsiz gezebiliyorsunuz.

Budapeşte 4. Gün - Macaristan Tarım Müzesi

Kahramanlar Meydanı

Geldik Budapeşte’nin en ünlü meydanlarından birisi olan Kahramanlar Meydanı’na. Açıkçası, burada heykeli bulunan ve Macar tarihinde önemli yerlere sahip kişilerin 1 tanesi hariç hiçbirini tanımıyorduk. Tanıdığımız tek kişi, Aziz Stefan’dı – onu da zaten Budapeşte gezimizin ilk gününde (ilgili yazı) ziyaret ettiğimiz Aziz Stefan Bazilikası sayesinde tanımıştık. Yine de Budapeşte’ye gelip de Kahramanlar Meydanı’na uğramadan dönmek olmaz.

Budapeşte 4. Gün - Kahramanlar Meydanı

Demir Ayakkabılar (Tuna Ayakkabıları)

Budapeşte gezimizin 3. yazısında (ilgili yazı) size, 15 Ekim 1944 ve 25 Mart 1945 yılları arasında iktidarda olan ve bu kısa sürede 10.000’den fazla faili meçhul cinayetin arkasındaki el olan Arrow Cross Party’den bahsetmiştim. Tuna Nehri kıyısında, Pest tarafında, Chain Bridge’i solunuza alıp biraz yürüdüğünüzde demirden ayakkabılar göreceksiniz. Bu ayakkabılar, Arrow Cross Party’nin iktidarı döneminde katlettiği ve Tuna Nehri’ne attığı insanların anısına, 16 Nisan 2005’te o noktaya yerleştirilmişler. Fikir, yönetmen Can Togay ile heykeltıraş Gyula Pauer tarafından hayata geçirilmiş. Oldukça anlamlı bir anıt.

Budapeşte 4. Gün - Tuna Ayakkabıları

Cafe Frei

Budapeşte’deki son günümüzün (ve en yoğun günümüzün) yorgunluğunu, Vaci Utca (Vaci Caddesi) üzerindeki Cafe Frei’da birer tatlı yiyerek ve kahve içerek atmak istedik. Tatlıları oldukça lezzetliydi, kahvesi de gayet başarılı – Japon kahveleri bile vardı, tam benlik mekanmış! Lakin içeride yer bulmak biraz problem. Berklerseniz illa ki kalkanlar oluyor, ancak popüler bir mekan ve genellikle dolu. Yine de kahve&tatlı yapmak için ideal bir yer, fiyatlar da gayet makul.

Son söz…

Budapeşte gezimizdeki önemli noktaları sizinle de paylaşmak için başladığım bu yazı dizisinin sonuna geldik 🙂 Umarız ki Budapeşte’ye gittiğinizde (ki gitmelisiniz, güzel bir şehir) işinize yarayabilecek bilgiler verebilmişizdir. Bir sonraki gezimizde de yine böyle bir seri yazacağım, görüşmek üzere 🙂

 

Share on Pinterest
There are no images.

Kimler Neler Demiş?

  Subscribe  
Bildir