can-atasever

1989 yılının Ekim ayının başlarında doğmuşum, sonraki bi’ 5-6 seneyi zaten hatırlamıyorum. Hatırladığım andan itibaren de babamın görevi sebebiyle oradan oraya taşındık. İzmit, KKTC, Ankara, Diyarbakır, Samsun ve sonunda tekrar Ankara. 8 senelik ilköğretim eğitimimi 5 farklı okulda, 4 senelik lise eğitimimi 3 farklı okulda tamamladım – kulağa eğlenceli mi geliyor? Gelmesin 🙂

ODTÜ Kimya Mühendisliği’nden Ocak 2016’da mezun oldum. ODTÜ’ye 2007 yılında girdim ve bir sene hazırlık okudum – hesaplamanıza gerek yok, lisans eğitimim bir hayli uzun sürdü.

Peki neden okulu uzattı bu herif?

1998-2004 seneleri arasında yüzme branşında aktif sporcu olarak çalışmalarıma ve eğitimime devam ederken, 2004 senesinde bu sefer istikamet Diyarbakır’dı. Lakin, koca şehirde bir tane bile kapalı havuz yoktu ve 2004 senesinde yüzmeyi bırakmak zorunda kalmıştım.

2007 senesinde Ankara’ya döndüğümde, eski antrenörüm modern pentatlon (nedir?) branşında çalışmalarına devam ediyordu ve ben de tekrar spora dönüş yaparak modern pentatlona başladım. 2007-2012 seneleri arasında TED Ankara Kolejliler Spor Kulübü’nde modern pentatlon branşında milli takım seviyesinde çalışmalarıma devam ettim (haftada minimum 15-16 antrenman!) ve birçok bölgesel/ulusal/uluslararası müsabakaya katıldım. Söz konusu 2007-2011 seneleri arasındaki dönem, haliyle benim dersleri boşladığım bir dönem oldu. Baktım o gidişle mezun olamayacağım, sporu bırakıp eğitime dönmeye karar verdim – ama öyle bir anda da bırakmadım tabi, alıştıra alıştıra. 2012’ye kadar ODTÜ Yüzme Takımı, 2013’e kadar da ODTÜ Eskrim takımıyla antrenmanlara çıktım ve müsabakalara katıldım. Bireysel ve takım branşlarında birçok başarılar kazandım/kazandık. Those were the days my friends 🙂

İşte okulu tam da bu yüzden uzattım: Spor. Pişman mıyım? Biraz pişmanım, evet, ama okulu uzattığım için değil – okulu 3.5 sene uzattığım için. 2 sene en iyisiydi, ama olsun.

Hayatımın dönüm noktası…

dönüm-noktası2013’ün başlarıydı; yoğun sportif dönemin ardından derslerimi henüz pek de toparlayamamıştım ve mezuniyete de bir hayli uzaktım. Yanlış hatırlamıyorsam 3. sınıf görünüyordum ancak alt sınıflardan birçok ders beni bekliyordu. Buna rağmen internetle ve sosyal medyayla pek haşır neşirdim. O dönem, 2013 Şubat ayının 3. haftasında bir sosyal medya sitesinde, o güne kadar hayatımda gördüğüm en güzel gülüşü gördüm. O güne kadar diyorum; çünkü o günden sonra o gülüşü her gördüğümde, bir dünya rekoru daha kırıldı, güzel gülüşler listesinde. O gülüş hayatıma anlam kattı ve mezuniyete yavaş yavaş göz kırpmanın zamanı artık gelmişti.

Biraz aileden bahsedeyim…

aileBir kardeşim var, Başkent Üniversitesi’nde Elektrik&Elektronik Mühendisliği’nde okuyor. Annem emekli öğretmen ve şu an açık öğretim öğrencisi; babam emekli subay, makine mühendisi, avukat — evet, üçü bir arada! 2011 senesinde Ankara Hukuk Fakültesi’ne başladı ve 2015 Ağustos’unda okulunu bitirdi. Böyle de çılgın bir aile işte.

Kısaca böyle…

Daha sayfalarca yazabilirim ama, kısa yazmak en doğrusu olacaktı ve ben de en kısa bu kadarla bahsedebildim kendimden. Bence yeterli, görüşmek üzere 🙂