Gülümse

Saat gece yarısını çoktan geçti ve yine uyku tutmuyor beni, ya da uyumak istemiyorum, emin değilim.. Ankara çoktan soğudu ve ayaz çöküyor artık gecelere.. Taze demlediğim çay, içinde olduğu bardaktan başkasını ısıtmaya yetmiyor. Yine de sarılıyor ellerim bardağa ve müzik başlıyor… Ben bitiyorum.

Devamını Oku

Galata’da Hüzün

Solgun yüzüyle adımlarını sıralıyordu genç adam, Galata’dan Taksim’e doğru.. Başı eğikti ve etrafını algılamıyordu.. Soğuk bir İstanbul akşamıydı, güneş batalı çok olmuştu ve serinlik güneşin yerini almıştı.. Adımları, olması gerekenden hızlıydı ve her nefesi bir öncekinden farklıydı..

Bir kısa nefes, bir hıçkırık, yutkunurken kesilen bir nefes ve sonra derinden verilen bir tane daha..

Devamını Oku

İyi ki Gülmüşsün

“Kıyamadığım…”

Ne de güzel bir sevgi sözü farkında mısınız? Karşınızdaki, bozkırın tam ortasında, üflediğinizde tohum tohum uçuşacak bir karahindiba çiçeğiymiş gibi… Dokunduğunuzda eriyecek bir kar tanesiymiş gibi, montunuzun kolunda, Ankara’da. Ya da ne bileyim, topraktaki en narin ve en temiz gelincik çiçeğiymiş gibi, Bozcaada kıyılarında.

Devamını Oku