2020’de Hayatımda Olan Biten Birkaç Şey

Paylaşmak Güzeldir!

İnsanların hayatlarında bazı büyük değişikliklerin olduğu zamanlar vardır. Lise mezuniyeti, üniversite sınavları, üniversiteye giriş, üniversite mezuniyeti, iş bulmak, araba almak, evlenmek, çocuk sahibi olmak, iş kurmak, yurt dışına taşınmak, iş değiştirmek, hastalıklar, zenginlikler, maddi zorluklar… Daha birçok şey sayabiliriz. Dünya ve hayatlarımız öyle bir hal aldı ki, gerçekten sorunsuz geçirdiğimiz, zorlanmadığımız, kafamızın tamamen rahat olduğu, bir sonraki günü ya da bir sonraki ayı düşünmediğimiz bir günümüz bile yok.

2020 de benim için bu tür bir yıl oldu. Şöyle içimden geldiğince, 2020’de yaşadığım büyük olayları yazayım istedim. Biraz uzun olmuş olabilir, çayınızı kahvenizi demleyin, keyifle okuyun. Sayfanın en altında da yorum bölümü var, yorumlarınızı beklerim :)

Ev taşıdım mesela. Bir önceki evimizi, evlendiğimizde eşimle birlikte karar verip, bir miktar peşinatla ve kalanını da banka kredisi çekerek almıştık. İlk brüt maaşım 4.400 TL’ydi. Ev kredisine aylık 2.300TL ödüyorduk. Düşünsenize, maaşınızın yarısından fazlası kredi borcuna gidiyor :) Gel zaman git zaman maaş arttı tabi, ev kredisi sabit kaldı, her geçen yıl rahatladık. Ancak o ev kottaydı, apartman girişinden 1 kat aşağı iniyordunuz ve altı garajdı. İçi kaliteli olsa da soğuktu ve yan araziye bina yapıldığı anda karanlıkta kalacak bir daireydi. Cansu’yu ikna etmek zor olsa da, hayatımdaki en mantıklı kararlardan birini aldım ve o evimizi sattık, krediyi ve birkaç borcu kapattık, elimizde kalan parayı peşinat yapıp, yeniden bu sefer daha düşük faizle kredi çekip yeni bir ev aldık. Açıkçası kolay olmadı, yeni aldığımız evde birçok masraf çıktı ama hepsini zaman içinde hallettik. Bütün bu süreç bizi yordu mu? Evet yordu. Ama bugün sıcacık evimde oturuyorum ve hepsi buna değdi.

Pandemi! 2020’nin neredeyse başından beri hayatımızda olan Covid19, hepimizi etkiledi. Birçok insan gibi aktifliğim düştü, hazır yemeklere ve atıştırmalıklara yöneldim, birasıydı cipsiydi falan filan derken fıçı gibi oldum :) Yani hatırlasanıza, evde kendi ekmeğini yapmak mı dersiniz, kendi pizzasını hazırlayıp fırına vermek mi dersiniz, bolca hamur işi kek börek mi dersiniz… Hangimiz yapmadık ki :) Ha geçti, ha geçecek, ha düzeldi, ha düzelecek derken, bu yazıyı yazdığım 19 Aralık 2020 itibariyle hem Türkiye hem de dünya hala Covid19’la boğuşuyor. Tüm alışkanlıklarımız değişti, gündelik hayatlarımız değişti, hadi iş çıkışı bi kahve içmeye gidelim diyemiyoruz, bu akşam yemek yapmayalım dışarda yiyelim diyemiyoruz. Her akşam evdeyiz, şu sıralar hafta sonları sokağa çıkma yasağı var, hafta sonları da evdeyiz. Tüm bu pandemi koşulları, o arkadaşlarla dışarı çıktığımız iş günü akşamlarında ya da hafta sonu gittiğimiz parklarda aslında sağlıklı olmamızı kutladığımız gerçeğini bir tokat gibi yüzümüze vuruyor. Ne yazık ki iş bilmez yöneticiler ve kural tanımaz bir toplum birleşti ve bunun ceremesini hepimiz çekiyoruz. Yine de bu pandemi, bana evde zaman geçirebilmeyi öğretti, bolca kitap okudum, tarihi filmler izledim. Cansu’yla bol bol vakit geçirdik, puzzle yaptık, evi dekore ettik, evde tadilatlar yaptık. Pandeminin işe yarar tarafları da oldu elbet :)

İş değiştirdim. 5 seneye yakın bir süredir çalıştığım MAN Türkiye’deki işimden ayrılarak, Türk Henkel firmasına geçtim. Bu geçişin sebepleri elbet var; çalıştığı yerde mutlu olan kimse, 5 sene sonra o iş yerini bırakıp da başka bir yere geçmez sonuçta, değil mi? Bir mutsuzluk, bir gerginlik vardı. 2020’nin başından beri süre gelen bir bıkkınlık vardı. Sonradan öğrendim ki, bunun adı tükenmişlik sendromuymuş. Meğer ben tükenmişlik sendromu yaşıyormuşum :) İş değişikliği açıkçası gözümde hiç büyümedi, çünkü böyle büyük değişikliklere çabuk adapte olabilen bir yapım var. Ama güzel bir ekiple çalışıyordum, bir tek ekipten ayrıldığıma üzüldüm sanırım. Proje Satınalma ekibine de buradan selam olsun :)

20’lik dişlerimi çektirdim. Yani bu kadar gereksiz 4 adet diş, nerede abicim bu evrim, neden körelmedi bu dişler! 3’ünde çürük vardı, doktor çekelim dedi, dedim çekelim hadi. İlk hafta bir taraftaki alt üst 2 yirmilik, bir sonraki haftada diğer taraftaki 20’likler çekildi. 2 hafta boyunca çorbaydı, patates haşlamaydı, yumuşak şeylerdi falan derken şimdi tamamen iyileşti. Ama dediğim gibi, bunlar o kadar gereksiz dişler ki, eski halimle şimdiki halim arasında hiç fark yok. Keşke daha erken çektirseymişim :)

Bunlar, 2020’de yaşadığım, hayatımda büyük farklılıklara sebep olan değişikliklerden sadece birkaçı :) Hepsinin sonunda bir pozitiflik, bir iyileşme var farkındaysanız. Çünkü hayatımız bununüzerine kurulu: daha rahata ulaşmak. Binlerce yıllık evrim sürecinde bile insanoğlu hep daha rahata, hep hayat kalitesini yükseltecek değişikliklere doğru ilerlemiş. Bizim yapmamız gereken de bu açıkçası: Hayatımızı daha rahat hale getirmek, problemli şeyleri hayatımızdan çıkarmak, mutlu ve rahat olabileceğimiz noktalara ilerlemek.

Değişiklik güzeldir, değişiklikten korkmayın :)


Paylaşmak Güzeldir!