İzledim: The Queen’s Gambit

Paylaşmak Güzeldir!

Son zamanlarda izlediğim ve akışını, hikayesini, oyunculuklarını beğendiğim bir dizi olan The Queen’s Gambit hakkında bir yazı yazayım dedim :)

The Queen’s Gambit Hakkında

23 Ekim 2020’de Netflix’te yayınlanan ve orijinal bir Netflix içeriği olan The Queen’s Gambit, 7 bölümden oluşan bir mini dizi. Yönetmenliğini Scott Frenk’in üstlendiği bu mini dizinin başrolünde Anna Taylor-Joy oynuyor ve bence harika bir oyunculuk çıkarmış. Bölümler 50-60 dakika civarında, yani 1 günde rahatlıkla bitirilebilecek bir dizi. Walter Tevis’in aynı adı taşıyan kitabından uyarlanan The Queen’s Gambit, ülkemizde de bir hayli popüler.

The Queen’s Gambit Konusu

1950-1960’lı yıllarda geçen dizide, 9 yaşında öksüz kalan bir çocuk olan Elizabeth Harmon, çocuk yetiştirme yurduna verilir. Bu yurdun hademesi Bay Shaibel sayesinde satrançla tanışan Elizabeth, çocuk yurdunun tüm çocuklara verdiği günlük ilaçlardan birinin, zihninde geliştirdiği etkinin satranca yansıması sayesinde, inanılmaz bir hızla, Bay Shaibel’in de desteğiyle satranç öğrenecektir. Bu esnada bir aileye evlatlık olarak verilir, Bay Shaibel’den de ayrılmak zorunda kalmıştır, ancak satranç tutkusundan hiç vazgeçmez. Artık Elizabeth’in hedefi, dünyanın en başarılı satranç oyuncusu olmaktır. Hedefine ulaşmak isteyen Elizabet Harmon, karşısına çıkan problemlerden birkaçı olan kayıpları, “genç yaşta gelen ün” ile madde ve alkol bağımlılığına karşı mücadele etmek zorundadır.

Ek Bilgi: “The Queen’s Gambit” Nedir?

“Queen’s Gambit”, aslında satranç oyununda bir açılışa verilen isimdir. Türkçesi Vezir Gambiti olarak bilinir. Beyazın bir piyon feda edermiş gibi görünüp, merkezde kontrolü ele almasını amaçlayan bir açılıştır. Vezir gambiti açılışı sonrasında satranç tahtasında durum, aşağıdaki gibi olur.

The Queen’s Gambit – Kişisel Yorumum

Diziye başlarken açıkçası biraz önyargılıydım. Dizinin sıkıcı, durağan ve yavaş ilerleyen bir dizi olduğunu düşünmüştüm. Ancak gerek oyunculuklar, gerek senaryo, gerekse dizinin akıcılığı beni ters köşe yaptı diyebilirim. İlk bölümden itibaren beni içine çeken bir dizi olan The Queen’s Gambit, son zamanlarda izlediğim en başarılı mini dizilerden biri olarak, bendeki yerini aldı. Özellikle Anna Taylor-Joy’un oyunculuğu ve 1960’lar ABD’sinde bir kadın oyuncunun, erkek oyunculara karşı verdiği mücadeleye duyduğum merak, beni oldukça etkiledi.

İzlemenizi tavsiye ederim :) Aşağıya da resmi fragmanını bırakayım:


Paylaşmak Güzeldir!