Kafein Detoksu Günlüğüm – 3 ve 4. Günler

Paylaşmak Güzeldir!

10 günlük kafein detoksu yaparken edindiğim tecrübeleri ve hissettiklerimi paylaştığım mini yazı dizimin ikinci yazısına hoş geldiniz 🙂 Bu yazıyı yazarken, kafein detoksumun 4. gününün sonuna doğru ilerliyorum. Aslında bu yola girerken böyle bir yazı dizisi yazmak aklımda yoktu. Ancak hem bir şeyler yazmayı seviyorum, hem de bu konuyla ilgili yazı ya da yazılar yazabileceğimi fark ettim. 10 günlük süreci tek bir yazıda yazmaktansa, 2 günlük bölümlere ayırıp 5 yazı ve bu sürecin sonunda ilk kahvemi içeceğim 11.gün bir yazı daha olmak üzere toplam 6 yazı yazmaya karar verdim. Yazı dizisindeki ikinci yazıyı okuyorsunuz 🙂

Bir önceki yazı için:

Kafein Detoksu Günlüğüm – İlk 2 Gün

Kafein Detoksunda 3. ve 4. Günlerim Nasıl Geçti?

Öncelikle ilk yazıyı okuduysanız, gözünüzü biraz korkutmuş olabilirim. Çünkü ilk iki gün beklediğimden daha ağır geçmişti! O kadar etkileneceğimi, kafeinin eksikliğini her hücremde hissedeceğimi hiç düşünmemiştim. Ama haberler yavaş yavaş güzelleşiyor: 3. ve 4. gün çok daha rahatım.

İlk iki günde yaşadığım konsantrasyon eksikliği, oldukça hafifledi mesela. Yine bir miktar var, ancak dikkatimi toplamam artık daha kolay. Bugün cumartesiydi, sabah 6:15’te kalkıp mesaiye gitmem gerekiyordu, her zamanki gibi tek alarmla uyanıp, hazırlanıp, servise bindim ve ofise gittim. Normalde haftanın 6. gününde de sabahın kör vakti kalkıp mesaiye giden birisinin uykulu olması lazım, değil mi? Cumartesiye denk gelen 4. günün sabahında mesaiye gittim ve kendimi hiç uykulu hissetmedim! Oysa ilk 2 gün… O ilk 2 gün var ya… Neyse. Yolda giderken Peaky Blinders sezon finalini izlemiştim, belki de ondandı uykulu hissetmeyişim 🙂

Ancak ilk 2 gün hissetmeyip, 3. ve özellikle de 4. gün hissettiğim bir şey var sevgili okuyucular: Özlem. Yavaştan yavaştan kahveyi özlemeye başladım, canım çekiyor, içim ürperiyor, soldaki şekilde Batman’e sipariş geçicem diye endişeliyim. İçinde bulunduğum her mekanda kahveye dair bir şeyler var. Ofiste mesela, mis gibi kahve makinesi ve öğütüllmüş kahve var. Kafayı kırıp kahve demlemem sadece 4-5 dakika. Ya da evde, 250 gramlık çekirdek kahvemin yarısı duruyor ve kahve makinesinden tutun french press’e (french press nedir?), moka pottan tutun (moka pot nedir?) son zamanların gözde ekipmanı sifona (sifon nedir?) kadar türlü türlü kahve demleme ekipmanları var. Dışarı çıksam, adım başı kahveci. Hayır hepsine de uğramışımdır mutlaka, bi kahvelerini içmişimdir, hepsi de bildiğim ve geçmişte uğradığım mekanlar. Ama uğramıyorum 4 gündür. Kafein toleransı geliştirdik konu nerelere geldi be, bildiğin şafak sayıyorum baksana 🙁

Neyse, sayılı gündür, geçer diyip devam edelim.

Bir diğer fark ettiğim değişiklikse, akşamları serviste uykumun geliyor olması. Kahve tükettiğim dönemde akşam servisle eve dönerken, mutlaka yarım saat kesintisiz dizi izlerdim. Ancak artık uykum geliyor, eve gidene kadar arada bi’ 15 dakika uyukluyorum. Bildiğiniz dayanamıyorum. Aslında bu kafeinin enerji verici ve uyarıcı etkisini gösteriyor, ancak normal insanlar günde 1-2 kupa kahveyle gayet enerjik ve uyanık hissederken, benim aynı seviyede enerjik ve uyanık hissetmem için günde 5-6 kupa kahve içmem gerekiyordu. Tam olarak bu yüzden bu detoksa başlamıştım zaten.

4. günü de tamamlarken yazdığım bu yazıya ev yapımı rakımız eşlik ediyor efendim… Sağlığımıza!


Paylaşmak Güzeldir!
  Abone Ol  
Bildir