Okudum: Cesur Yeni Dünya | Aldous Huxley

Paylaşmak Güzeldir!

#EvdeKal‘dığımız bu dönemde, birçoğumuz hobilerimize, kitaplara, dizilere ve filmlere yöneldik. Gerçi ben bunların hepsine yöneldim ama, kitaba da vakit ayırmayı ihmal etmedim :) Bu süreçte okuduğum kitaplardan biri, bir bilimkurgu klasiği olan Cesur Yeni Dünya.

Aldous Huxley – Cesur Yeni Dünya Hakkında

İthaki Yayınları’nın “Bilimkurgu Klasikleri” serisinin bir kitabı olan “Cesur Yeni Dünya”, Aldous Huxley tarafından 1932 yılında yazılmış, okuyucularını “Ford’dan sonra 632” yılına götüren, bizim takvimimizle 26. Yüzyıl Londra’sında geçen hayatı konu alan bir roman. Henry Ford adlı karakterin insanları seri üretime geçirdiği nokta, romanda bir milat olarak kabul edilmiş. Kimilerine göre bir ütopya, kimilerine göre ise bir distopya olan kurguda insanlar, 5 sınıfa ayrılmış bir şekilde, “kuluçka merkezi”nde devlet kontrolünde “üretiliyorlar”. Bu sınıflarla ilgili aşağıda ayrıca bilgi paylaşacağım.

İnsanların fabrikalarda üretildiği bu yeni dünyada, bizim bugün bildiğimiz “doğum”, “annelik”, “babalık” ve “evlilik” kavramları kesinlikle bir ahlaksızlık ve tabu olarak karşımıza çıkıyor. Hatta tüm kültürel, sanatsal, edebi ve felsefik geçmiş sıfırlanmış; yani toplumun bunlardan haberi yok. “Herkes herkes içindir” anlayışıyla, herkes herkesle cinsel ilişki yaşayabiliyor ve devlet bunu teşvik ediyor. Yine de doğurganlık tamamen ortadan kaldırılmamış; çünkü “kuluçka merkezi”nde kullanılmak üzere sağlıklı sperm ve yumurta hücrelerine ihtiyaç var ve bu yüzden devlet belli yüzdelerde kadın ve erkeğin doğurganlığını korumaya devam ediyor. Kuluçka üretim merkezinde embriyoların gelişimine farklı metotlarla müdahale ediliyor, zihinsel gelişim kısıtlanıyor ve böylece ilk sınıflandırma burada yapılıyor. Fabrikasyon sonucu “doğan” bebekler, gelişimleri sürecinde “uykuda şartlandırma” yöntemine tabi tutuluyorlar; korkutularak ya da acı çektirilerek şartlandırılan bebekler, bilinç düzeyleri yükseldiğinde, devletin istediği şekilde bir kişiliğe sahip oluyorlar.

Yeni dünyada 3 farklı bölge vardır:

  • Uygarlık: Medeniyetin hüküm sürdüğü Cesur Yeni Dünya burasıdır.
  • Adalar: Uygarlık’a uyum gösteremeyen Alfa’ların gönderildikleri yerdir.
  • Vahşi Bölge: Uygarlık’ın ve Adalar’ın dışında kalan, “yeni dünyanın medeniyetinden” uzak kalan, ilkel bölgedir.

Kitap da zaten genel olarak bu bölgelerdeki karakterler arasındaki etkileşimi ve ilişkiyi konu alıyor.

Bir de insanların sürekli mutlu ve huzurlu olmalarını sağlayan, stresi ve anksiyeteyi ortadan kaldıran, dozuna göre insanı rahatlatan ya da tamamen kendindden geçiren, devletin rutin olarak tüm Uygarlık ve Adalar sakinlerine dağıttığı “soma” adında bir madde var. Bugünün uyuşturucusu, Cesur Yeni Dünya’nın ilacı olmuş gibi. Bu da “hazcı” bir toplum oluşturmuş; toplum tamamen günlük hazlara odaklanarak, kendisine verilen görevi yerine getirmek için yaşıyor.

Aldous Huxley – Cesur Yeni Dünya – Kast Sınıfları

Cesur Yeni Dünya’da toplum, 5 farklı sınıftan oluşmaktadır:

1. Alfa

En üst sınıftır; genelde üst seviye yönetim becerileriyle donatılmış, zeki insanlardır. Kendi içinde Alfa Eksi, Alfa Artı ve Alfa Artı Artı olarak 3 alt gruba ayrılır. Bu sınıftaki insanlar fabrikaları yönetir, üst düzey yönetimsel işlere bakarlar.

2. Beta

Alfalara yakın zeka seviyesine ve duygusal yapıya sahip olan Beta insanlar, daha az düşünmenin ve daha düşük yönetimsel becerinin olduğu, orta kademe yönetici sınıftır.

3. Gama

Orta yetkinlikteki işçi sınıfıdır. Yönetimsel bir görevleri yoktur. Düşük riske sahip profesyonel işler ve tekrarlayan görevleri yaparlar.

4. Delta

Hizmet sektöründe görev yapan, tam olarak seri üretimle üretilen, bireysellik duygusu olmayan işçi grubudur. Sperm ile döllenen yumurta zigotu oluşturur, bu zigot üzerinde Kuluçka Merkezi’nde işlem yapılır ve aynı zigottal yüzlerce, genetik olarak birbirinin kopyası olan deltalar üretilir. Tam bir seri üretim yani.

5. Epsilon

Okuma yazma becerileri yoktur, çünkü Kuluçka Merkezi’nde gelişimlerine müdahale edilmiştir. Tercih edilmeyen işlerde çalıştırılmak üzere üretilen, bireysellikten uzak, sorgulamayan, tıpkı deltalar gibi seri üretilen insan grubudur. En alt sınıf, Epsilon sınıfıdır.

Kitap Hakkındaki Yorumum

Cesur Yeni Dünya, benim okuduğum ilk ütopik/distopik romandı. Alışık olmadığım bir konu ve kurgu olduğu için, ilk başlarda biraz zorlandım. Ancak bir sonraki bölümü merak ettiren kurgusu ve bugünkü hayatımıza kıyasla gerçekten de olağanüstü seviyede “gerçek dışı” bir dünyayı tanımladığından, romanı oldukça ilgi çekici buldum. Bugünden neredeyse 100 yıl önce yazılan bir kitap için, üst düzey bir yaratıcılık! Bugüne kadar okumadığım için pişmanım açıkçası :) Bu kitabı bana hediye eden Efe’ye de (Instagram: efe_ulas) teşekkürü borç bilirim :)


Paylaşmak Güzeldir!